Kendi Gök Kubbemiz, Bozkırkurdu, Kırmızı Pazartesi

Kendi Gök Kubbemiz

Yahya Kemal Beyatlı

12986_Kendi_Gok_Kubbemiz-Yahya_Kemal_Beyatli919


Eğer bir kitap “Süleymeniye’de Bayram Sabahı”yla başlıyorsa o bir başyapıt demektir. Daha ilk sayfadan sizi avucunun içine sarıp sarmalıyor.

Yahya Kemal Beyatlı, Türk şiirinin temel direklerinden birini oluşturuyor.

“Şiir: Kalbden geçen bir hadisenin lisan halinde tecelli edişidir, hissin birden bire lisan oluşu ve lisan halinde kalışıdır.” diyerek şiire ne denli değer verdiğini gösteriyor.

Kendi Gök Kubbemiz adlı şiir kitabı da onun temel direği. En önemlisi.

“Bir Başka Tepeden” diyerek İstanbul’a baktırıyor gönül tahtında.

“Akıncı” ve “Mohaç Türküsü” ile cenkten cenge götürüyor çocuklar gibi şen.

“Siste Söyleyiş” adlı şiiriyle “Bir devri lanetiyle boğan şair”e dünyayı dar ediyor.

Atik Valde’den, Üsküdar’dan, Koca Mustapaşa’dan, İstinye’den, Maltepe’den bakıyor aziz sevgilisi İstanbul’a.

“Biz sende olmasak bile, sen bizdesin gene.” diyerek Yıldırım Beyazıd Han’ın diyarı Üsküp’ü “Kaybolan Şehir’de bize kaybettirmiyor.

Aruzdur onun ölçüsü ama “Başlarken aldığım gazâ yarası / İçinden çektiğim bu altın oktu!” diyerek “Ok” şiiriyle heceye de kitabında sadece bir kişilik yer açmıştır.

“Sessiz Gemi” ile meçhule yol almıştır hiç yolcusu yokmuş gibi.

“Rindlerin Hayatı, Akşamı ve Ölümü” ile şaire göre hayatın boşluğu ve ölümün gerçekliği karşısında yapılacak başka pek bir şey yoktur.

Öyle bir hocadır ki “Bahçelerden Uzak” şiirini öğrencisi Ahmet Hamdi Tanpınar’a gönderir gönüller arası köprüyle.

Yahya Kemal, sağlığında hiçbir kitap yayımlamamıştır. Vefatından sonra Nihad Sami Banarlı, büyük şairin eserlerini titizlikle hazırlayıp okurlarına sunmuştur.

Bu eserde üç bölümden teşekkül etmiş: Kendi Gök Kubbemiz, Yol Düşüncesi ve Vuslat.

Bu kitabı okurken şairin Ankara’dan İstanbul’a dönerken ki mutluluğunu hissedeceksiniz.

Bozkırkurdu
Hermann Hesse

Bozkirkurdu_3555_1413116010


“Okurlarıma romanımı, nasıl anlamaları gerektiğini ne anlatabilirim ne de böyle bir şeye kalkışmak isterim. Yeter ki bu kitabı okuyan herkes, içinde kendinden bir şeyler bulsun ve bundan yararlansın. Gene de, Bozkırkurdu’nun öyküsünün insanı kemiren bir hastalıktan ve bunalımdan söz ettiğini ama tüm bunların ölüme ve yok olmaya değil, tersine iyileşmeye yönelik olduğunu anlarsa kendimi mutlu hissedeceğim. ” demiş Hermann Hesse.

Yazar iki karakter üzerinden kendini anlatıyor diyebiliriz. Bozkırkurdu ve Harry Haller, yazarımızın otobiyografik unsurlar taşıyan iki karakteri gibi duruyor.

Kendini, yalnızlığıyla var olabilen Bozkırkurdu olarak tanımlayan yazar, onda kendini görüyor.

Kısır döngü şeklinde sürüp giden hayatında adeta bir girdaptadır. Ve bu çözülemez gördüğü döngüyü yaşamına son vererek bitirmeyi düşünmektedir. Bu çalkantılı süreçte karşısına Hermine çıkar. Ve Hermine üzerinden yaşamın devam ederek de sonsuzluğa ulaşabileceğini görür.

Hermine, onun gizli tuttuğu hazlarını aslında ortaya çıkarabileceğini ve sadece ona ayak uydurması gerektiği söyler. Harry Haller, dediği her şeyi yapacağına dair Hermine’ye söz verdiği için onun her dediğine sadık kalır.

Kıskandığı saksafoncu Pablo ile küçük şeylerden de haz alıp mutlu olabileceğini fark ediyor. Pablo’nun giriş bileti akıl olan tiyatrosu sayesinde bunu elde eder.

Hayatına yeni girenlerle kişiliğinin gizli kalan taraflarını keşfeden bir adamın adım adım asıl sonsuzluğun ölüm ile değil yaşamak ile olacağını göreceksiniz.

Okuyucuda kendinizi ayrıcalıklı hissedeceğiniz gerçekten özgün bir yapıt. Kitap akıcı ama birçok yerde es verip düşünmek gerekiyor.

Kırmızı Pazartesi
Gabriel Garcia Marquez

Kirmizi-Pazartesi_1364_1396610470


Gabriel Garcia Marquez Kırmızı Pazartesi adlı eserinde; göz göre göre işlenen bir namus cinayetini farklı bir tarzda ele alıyor. Bu cinayeti herkesin bilmesine rağmen sadece öldürülecek kişi olan Santiago Nasar bilmemektir. Ve birçok tesadüfün üst üste gelmesi sonucu Nasar, öldürüleceğinden bir türlü haberdar edilemiyor. Aslına bakılırsa bizim toplumumuz için pek de yabancı olmadığımız bir olaylar silsilesi. Özellikle “kan davası” dediğimiz bu olayda herkes davalıların birbirini öldüreceğini bilir. Davalı hapisten çıkar ve öldürüleceğini bilir. Bunu ailenin tamamı bilir. Hatta öldürülmezse aileden dışlanır. Bu dışlanmaya maruz kalmamak ve kanını yerde bırakmamak için zorunlu bir katil olarak cinayeti işler. Bu ardı sıra birbirini izleyen zincir gibidir. Kırmızı Pazartesi’nde de herkes duruma vakıftır. Bizim toplumumuzdakinden farklı olarak öldürülecek kişi -Santiago Nasar- bundan bihaberdir.

Gabriel Garcia Marquez’in çocukluğunda tanık olduğunu bir cinayeti bu şekilde romanlaştırmıştır.

Yazar, bu cinayet işlenmeden önce öldürülecek kişi olan Santiago Nasar’ın masumiyetine dair bölüm açmamış ve Angela Vicario’yu bu suçlamasında aklamıştır. Santiago Nasar’a duyulan acıma duygusu, tüm şiddetiyle Angela Vicario’ya nefret tohumları serpmiştir.

Nobel Edebiyat Ödülü almış kitap, toplumun birey üzerindeki etkilerini çarpıcı bir şekilde okura yansıtmayı başarmış.

Yorumlar

  1. Üçünü de okumak istiyorum şimdi ben :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sevindim buna. Eminim üçünü de beğeneceksiniz. Özellikle Bozkırkurdu'ndan çok etkileneceksiniz.

      Sil
  2. Kırmızı Pazartesi severek okumuş olduğum bir kitaptı. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Orta Amerika kültürü biraz bize yakın. Kitaptaki olay da sık karşılaştığımız türden. Bundan dolayı ülkemizde çok beğenildi. Yalın dili sayesinde ben de severek okumuştum .:)

      Sil
  3. Blogunuz hayirli olsun. Her iki blogumla takibinizdeyim. Diger blogumu da takip ederseniz sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Tabii ki zevkle.

      Sil
  4. Yahya Kemal Olurda okunmaz mı..

    Kırmızı güzel bir kitaba benziyor.. En kısa zamanda okumaya çalışacağım.

    Bu arada hayırlı olsun blogunuz. Insallah daim olur.

    Blogunuz edebi paylasimlar yaptığı sürece takipte olacağım.

    Tarih paylasimlari üzerine blog yazıyorum. Takip etmenizi isterim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Murat Bey, blogunuza göz attım. Emek ürünü kaliteli çalışmalar var. Takipteyim.

      Sil

Yorum Gönder